Boşanma Davaları ve Mal Rejimleri: Türk Hukukundaki Yapı, Uygulama ve Yargıtay Kararları

Boşanma Davaları ve Mal Rejimleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Boşanma davaları ve mal rejimleri Türkiye’de oldukça karmaşık konular arasında yer alır. Eşler arasında anlaşmazlığın olduğu durumlarda mahkemeler tarafından yargısal süreçlere tabii tutulurlar.

Boşanma Davaları

Boşanma davaları Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre yürütülmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Kültür, yaşam tarzı, sosyal çevre ve kişilik farklılıklarından dolayı çiftler arasında bazen anlaşmazlıklar yaşanabilir. Bu nedenle TMK madde 166’da “Başlıca nedenlerden birinin varlığı halinde, hakim, kusurlu eşin öteki eşe verdiği zararın tamamını veya bir kısmını karşı tarafa yükleyebilir.” şeklinde hükümler öngörülmüştür. Ancak, her boşanma davası farklı koşullar içerebilir, bu nedenle danışmanlık almak önemlidir. Boşanma davaları ikiye ayrılır: kabul ve çekişmeli boşanma davaları. Kabul boşanması, eşlerin anlaşarak boşanmaya karar vermeleri sonucu gerçekleşen bir boşanma şeklidir. Çekişmeli boşanmalar ise eşler arasında anlaşmazlık olduğu durumlarda, mahkemenin kararı ile gerçekleşir. Mahkemeler, çekişmeli boşanma davaları sırasında genel olarak kişisel ilişkileri yeniden düzenlemek, mal paylaşımı, nafaka, velayet ve maddi tazminat gibi konuları ele alır.

Mal Rejimleri

Mal rejimleri, evlilik sırasında veya evlilik öncesinde yapılabilecek bir sözleşme ile belirlenir ve evlilik boyunca eşlerin mal varlıklarını nasıl yönetecekleri hakkında bilgi verir. Türk Medeni Kanunu’na göre, üç çeşit mal rejimi vardır:

  • Mal Ayrılığı Rejimi
  • Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
  • Paylı Mülkiyet Rejimi

    Mal Ayrılığı Rejimi, eşlerin evlilik sırasında ve sonrasında mal varlıklarının tamamen ayrı olduğu bir rejimdir. Yani, her bir eşin kişisel malının yanı sıra, edindikleri mallar da sadece kendilerine aittir. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, evlilik süresince eşlerin edindikleri tüm malların, eşlerin ortak malvarlığı olarak kabul edildiği bir rejimdir. Bu rejimde, evlilik sırasında önceden sahip olan mal varlıkları hariç, malvarlığı adil bir şekilde paylaşılır. Son olarak, Paylı Mülkiyet Rejimi, evlilik sırasında eşlerin belirli mal varlıklarını paylaştıkları bir rejimdir. Bu rejimde, çiftler, belirli bir maldan her birinin belirli bir paya sahip olduğu bir mülkiyet düzeni kurarlar. Evlilik öncesi veya evlilik sırasında mal rejimleri hakkında bir sözleşme imzalayabilirsiniz. Ancak, evlendikten sonra da mal rejimi belirlemek mümkündür, ancak diğer eşin yazılı onayına ihtiyaç duyulur. Ayrıca, Yargıtay’ın kararları da boşanma davaları ve mal rejimleri hakkında yargısal süreçlerde kullanılabilecek önemli bir kaynak niteliğindedir. Örneğin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından verilen ve 2015/17238 E., 2015/18314 K. sayılı kararda “Edinilmiş malların paylaşımında, malların edinildiği dönemdeki paranın değeri esas alınır. Para değerinin kaybı, tazmin edilir, paranın değerinin artması ise paylaşıma konu edilmez.” şeklinde bir karar verilmiştir.

Boşanma Davaları İle İlgili Türk Medeni Kanunu’ndan Örnek Maddeler

Boşanma davaları, Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre yürütülmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Boşanma davalarında, eşlerin evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle ayrılmak istemesi esastır. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma davalarıyla ilgili birçok hüküm yer alır. İşte, boşanma davalarıyla oluşturularak hazırlamış olduğumuz TMK’dan örnek maddeler:

TMK madde 161: Şiddet veya kötü muamele, zina, hayata kast, pek kötü davranış veya terk, evlilik birliğini temelinden sarsarsa, diğer eş hakkında boşanma davası açabilir.

TMK madde 162: Evlilik birliği sırasında icra olunacak bir işlem veya abluka ile bir eşin mal varlığı zarar göreceği yetkili merciden kabul edilir veya bir eş, mal varlığına ilişkin sözleri doğru olmayan veya mal varlığını başka şekilde tehlikeye sokan borçlar edinirse, öteki eş, bu koşulların bir veya birkaçına ek olarak, evlilik birliği içindeki ortak yaşamın devamına artık tahammül edemeyeceğini belirtebilir. Bu durumda, hakim, tarafların somut olayda bulunulan koşullardaki haklılığını ve boşanmanın evlilik birliğinin korunması yararına daha ağır basıp basmadığını gözeterek, kararını verir.

TMK madde 168: Boşanma davası hakkında verilen her cevap dilekçesi, asıl davaya karşı ayrı bir dava olarak değerlendirilir.

TMK madde 182: Boşanma davasında, evlilik birliği içindeki küçükler, velayet hakkıyla hakim tarafından belirlenen bir üçüncü kişinin korumasına teslim edilebilir.

TMK madde 173: Boşanma davası açılmadan evvel, taraflardan birinin, açıklıkla belirtilen nedenlerle diğer eşin boşanmaya dayanak olabilecek davranışlarına veya kişisel haklarına tecavüz ettiğini ispatlamaması halinde, diğer eşin boşanmaya dayanak olabilecek davranışlarına veya kişisel haklarına tecavüz edildiği varsayılır. Bu durumda boşanma, hakimin belirleyeceği tazminatları da içermek üzere, ilgili eş aleyhine verilir.

TMK madde 176: Boşanma davası açılmasından önce veya açıktan açılmak istendiğinin sebebiyle başka bir davada, diğer eşin taşınmazı ile ilgili bir hak, belge veya yararlanmadaki bir değişikliğe karşılık olarak, dava açan tarafın rızası alınmadan tapu siciline şerh konulamaz.

Sonuç olarak, Türk Hukukunda boşanma davaları ve mal rejimleri konusu oldukça önemli bir yere sahiptir. Son yıllarda çiftler arasında artan boşanma davaları, bu konunun önemini bir kez daha göstermektedir. Bu bağlamda, boşanma ve mal rejimleri konusunun iyi anlaşılması, doğru uygulanması ve yargıtay kararlarına hakim olunması gerekmektedir. Boşanma davalarının görüldüğü mahkemeler, mal paylaşımı, tazminat ve diğer konularda adil bir karar vermelidir. Tarafların haklarını koruyan, hukuka uygun ve doğru kararlar verilmesi, toplumun hukuki açıdan sağlıklı gelişimi için oldukça önemlidir. Bu nedenle, Türk Hukuku sistematiğinin sağlam temelleri üzerinde, boşanma davaları ve mal rejimleri konusunda önemli olan bilgi düzeyinin yüksek tutulması ve konuyla ilgili yargıtay kararlarının yakından takip edilmesi gerekmektedir.

Saygılarımla,
Av.Fatih Efe ÜNAL